PONS.com'u nasıl kullanmak istersin?

PONS aboneliğiniz var mı?

Reklam ile PONS

PONS.com'u her zamanki gibi reklam izlemesi ve reklamlarla ziyaret edin.

İzlemeye ilişkin bilgileri veri koruma bilgilerinde ve gizlilik ayarlarında bulabilirsin.

PONS Pur

Üçüncü şahıslar tarafından reklam olmadan

Reklam izleme olmadan

Şimdi abone ol

PONS.com için ücretsiz bir kullanıcı hesabın olduğu takdirde, buradan PONS Pur'a abone olabilirsin.

PONS sözlüğünde

Di·cke(r) [ˈdɪkə] ISIM dişil(eril) çekimli wie sıfat küçümseyici konuşma diline özgü

fatso küçümseyici konuşma diline özgü
fatty küçümseyici konuşma diline özgü

di·cke [ˈdɪkə] ZARF konuşma diline özgü

dicke (reichlich):

ifade tarzları:

jdn/etw dicke haben
to be sick and tired of sb/sth konuşma diline özgü
jdn/etw dicke haben
to be fed up to the back teeth with sb/sth konuşma diline özgü

Di·cke <-, -n> [ˈdɪkə] ISIM dişil

1. Dicke (Stärke):

a thickness of about 3 metres [or Amerİng -ers]

2. Dicke (dicke Beschaffenheit):

obesity resmî dil

I. dick <dicker, am dicksten> [dɪk] SıFAT

1. dick a. küçümseyici (beleibt):

fat a. küçümseyici
dick person a.
stout Brit
dick person a.
corpulent resmî dil
dick Körperteile a.
to have a fat [or big] belly küçümseyici
küçümseyici dick und fett [o. rund] sein küçümseyici konuşma diline özgü
to be round and fat küçümseyici
dick machen Speisen, Getränke
etw macht [jdn] dick Speisen, Getränke
sth makes [sb] fat küçümseyici
etw macht [jdn] dick Speisen, Getränke
etw macht [jdn] dick Kleidung
sth makes sb look fat küçümseyici
[von etw -e hali] dick werden
[von etw -e hali] dick werden
to get fat [from sth] küçümseyici

2. dick (groß):

dicker [Baby]bauch
ein dicker Baum/Stamm
ein dickes Bündel Banknoten konuşma diline özgü
eine dicke Limousine konuşma diline özgü
eine dicke Zigarre konuşma diline özgü
a big [or konuşma diline özgü fat] cigar

3. dick mecazi konuşma diline özgü (beträchtlich):

eine dicke Belohnung konuşma diline özgü
a big fat reward konuşma diline özgü
ein dickes Lob [für etw -i hali] bekommen

4. dick (einen großen Querschnitt aufweisend):

ein dicker Stoff

5. dick nach Maßangaben (stark):

6. dick (geschwollen):

7. dick (zähflüssig):

8. dick a. mecazi konuşma diline özgü (dicht):

thick a. mecazi
dicke Luft mecazi konuşma diline özgü
in der Firma herrscht heute dicke Luft mecazi konuşma diline özgü
dicker Nebel/Rauch

9. dick konuşma diline özgü (eng):

ifade tarzları:

eine dicke Brieftasche haben konuşma diline özgü
to have a fat wallet konuşma diline özgü
sich konuşma diline özgü dick machen (viel Platz einnehmen)
sich konuşma diline özgü dick machen (angeben)

II. dick <dicker, am dicksten> [dɪk] ZARF

1. dick (warm):

2. dick (reichlich):

etw dick mit etw -e hali bestreichen

3. dick konuşma diline özgü (sehr):

jdm etw dick ankreiden
mit jdm dick[e] befreundet sein konuşma diline özgü
to be as thick as thieves with sb konuşma diline özgü
to be well in with sb konuşma diline özgü

ifade tarzları:

dick auftragen küçümseyici konuşma diline özgü
to lay it on thick [or with a trowel] konuşma diline özgü
jdn/etw dick[e] haben konuşma diline özgü
to be sick of [or fed up with] konuşma diline özgü sb/sth
to be [not that] loaded konuşma diline özgü
es kommt immer gleich ganz dick[e] konuşma diline özgü

dick|ma·chen, dick ma·chen FIIL geçişsiz fiil, dönüşlü fiil

dickmachen → dick

I. dick <dicker, am dicksten> [dɪk] SıFAT

1. dick a. küçümseyici (beleibt):

fat a. küçümseyici
dick person a.
stout Brit
dick person a.
corpulent resmî dil
dick Körperteile a.
to have a fat [or big] belly küçümseyici
küçümseyici dick und fett [o. rund] sein küçümseyici konuşma diline özgü
to be round and fat küçümseyici
dick machen Speisen, Getränke
etw macht [jdn] dick Speisen, Getränke
sth makes [sb] fat küçümseyici
etw macht [jdn] dick Speisen, Getränke
etw macht [jdn] dick Kleidung
sth makes sb look fat küçümseyici
[von etw -e hali] dick werden
[von etw -e hali] dick werden
to get fat [from sth] küçümseyici

2. dick (groß):

dicker [Baby]bauch
ein dicker Baum/Stamm
ein dickes Bündel Banknoten konuşma diline özgü
eine dicke Limousine konuşma diline özgü
eine dicke Zigarre konuşma diline özgü
a big [or konuşma diline özgü fat] cigar

3. dick mecazi konuşma diline özgü (beträchtlich):

eine dicke Belohnung konuşma diline özgü
a big fat reward konuşma diline özgü
ein dickes Lob [für etw -i hali] bekommen

4. dick (einen großen Querschnitt aufweisend):

ein dicker Stoff

5. dick nach Maßangaben (stark):

6. dick (geschwollen):

7. dick (zähflüssig):

8. dick a. mecazi konuşma diline özgü (dicht):

thick a. mecazi
dicke Luft mecazi konuşma diline özgü
in der Firma herrscht heute dicke Luft mecazi konuşma diline özgü
dicker Nebel/Rauch

9. dick konuşma diline özgü (eng):

ifade tarzları:

eine dicke Brieftasche haben konuşma diline özgü
to have a fat wallet konuşma diline özgü
sich konuşma diline özgü dick machen (viel Platz einnehmen)
sich konuşma diline özgü dick machen (angeben)

II. dick <dicker, am dicksten> [dɪk] ZARF

1. dick (warm):

2. dick (reichlich):

etw dick mit etw -e hali bestreichen

3. dick konuşma diline özgü (sehr):

jdm etw dick ankreiden
mit jdm dick[e] befreundet sein konuşma diline özgü
to be as thick as thieves with sb konuşma diline özgü
to be well in with sb konuşma diline özgü

ifade tarzları:

dick auftragen küçümseyici konuşma diline özgü
to lay it on thick [or with a trowel] konuşma diline özgü
jdn/etw dick[e] haben konuşma diline özgü
to be sick of [or fed up with] konuşma diline özgü sb/sth
to be [not that] loaded konuşma diline özgü
es kommt immer gleich ganz dick[e] konuşma diline özgü
Präsens
ichmachedick
dumachstdick
er/sie/esmachtdick
wirmachendick
ihrmachtdick
siemachendick
Präteritum
ichmachtedick
dumachtestdick
er/sie/esmachtedick
wirmachtendick
ihrmachtetdick
siemachtendick
Perfekt
ichhabedickgemacht
duhastdickgemacht
er/sie/eshatdickgemacht
wirhabendickgemacht
ihrhabtdickgemacht
siehabendickgemacht
Plusquamperfekt
ichhattedickgemacht
duhattestdickgemacht
er/sie/eshattedickgemacht
wirhattendickgemacht
ihrhattetdickgemacht
siehattendickgemacht