PONS.com'u nasıl kullanmak istersin?

PONS aboneliğiniz var mı?

Reklam ile PONS

PONS.com'u her zamanki gibi reklam izlemesi ve reklamlarla ziyaret edin.

İzlemeye ilişkin bilgileri veri koruma bilgilerinde ve gizlilik ayarlarında bulabilirsin.

PONS Pur

Üçüncü şahıslar tarafından reklam olmadan

Reklam izleme olmadan

Şimdi abone ol

PONS.com için ücretsiz bir kullanıcı hesabın olduğu takdirde, buradan PONS Pur'a abone olabilirsin.

PONS sözlüğünde

can·not [ˈkænɒt, Amerİng -nɑ:t] FIIL yard.fiil

we cannot but succeed

I. can2 [kæn] ISIM

1. can (sealed container):

Dose dişil <-, -n>
can of food, paint also
Büchse dişil <-, -n>
Konservendose dişil <-, -n>

2. can (contents):

3. can (open container):

Kanister eril <-s, ->
Milchkanne dişil <-, -n>
Benzinkanister eril <-s, ->

4. can:

[Müll]eimer eril
Abfalleimer eril <-s, -> CH
Mistkübel eril <-s, -n> A konuşma diline özgü
[Müll]tonne dişil

5. can Amerİng konuşma diline özgü (prison):

der Knast konuşma diline özgü
der Häfen argo A

6. can Amerİng konuşma diline özgü (toilet):

das Klo konuşma diline özgü
auf dem Klo konuşma diline özgü

7. can konuşma diline özgü (headphones):

cans pl
Kopfhörer <-s, -> pl

ifade tarzları:

to have to carry the can Brit konuşma diline özgü
die Sache ausbaden müssen konuşma diline özgü
to be in the can FILM, FOTO konuşma diline özgü
im Kasten sein konuşma diline özgü
wir haben die Szene [o. die Szene ist] im Kasten konuşma diline özgü
wir haben den Deal in der Tasche konuşma diline özgü mecazi

II. can2 [kæn] FIIL geçişli fiil

1. can (package):

to can sth food
to can sth drinks

2. can esp Amerİng konuşma diline özgü (stop):

to can sth
mit etw -e hali aufhören
ein Projekt begraben konuşma diline özgü

3. can Amerİng konuşma diline özgü (fire):

to can sb
jdn rausschmeißen konuşma diline özgü

can1 <can't [or cannot], could, couldn't [or could not], been able to> [kæn, kən] FIIL yard.fiil

1. can (be able to):

können <kann, konnte, gekonntkann, konnte, können>

2. can:

dürfen <darf, durfte, gedurftdarf, darfst, durftest, durfte, durftet, durften>
können <kann, konnte, gekonntkann, konnte, können>

3. can (requesting):

können <kann, konnte, gekonntkann, konnte, können>

4. can (suggesting):

können <kann, konnte, gekonntkann, konnte, können>

5. can (offering assistance):

6. can (expressing possibility):

können <kann, konnte, gekonntkann, konnte, können>

7. can (disbelieving, reprimanding):

8. can konuşma diline özgü (expressing need):

können <kann, konnte, gekonntkann, konnte, können>
ich könnte jetzt [wirklich] ein Bier vertragen konuşma diline özgü

9. can (demanding):

10. can (threatening):

können <kann, konnte, gekonntkann, konnte, können>