PONS.com'u nasıl kullanmak istersin?

PONS aboneliğiniz var mı?

Reklam ile PONS

PONS.com'u her zamanki gibi reklam izlemesi ve reklamlarla ziyaret edin.

İzlemeye ilişkin bilgileri veri koruma bilgilerinde ve gizlilik ayarlarında bulabilirsin.

PONS Pur

Üçüncü şahıslar tarafından reklam olmadan

Reklam izleme olmadan

Şimdi abone ol

PONS.com için ücretsiz bir kullanıcı hesabın olduğu takdirde, buradan PONS Pur'a abone olabilirsin.

PONS sözlüğünde

I. hard [hɑ:d, Amerİng hɑ:rd] SıFAT

1. hard (solid):

hart <härter, am härtesten>
Bargeld cinssiz <-(e)s>
Hartkäse eril <-s, ->
[as] hard as iron [or a rock] [or stone]

2. hard (tough):

hard person
zäh <zäher, am zäh(e)sten>
hard person
hart <härter, am härtesten>
das Zeug dazu haben, etw zu tun konuşma diline özgü

3. hard (difficult):

sich -e hali etw schwermachen
to get hard [or harder]

4. hard (laborious):

ein harter Kampf a. mecazi
to be hard work studies
to be hard work text
to be hard work text
sich -i hali schwer lesen

5. hard (severe):

hart <härter, am härtesten>
hard voice
hard voice
hard luck [or esp Brit lines]! konuşma diline özgü, hard cheese! Brit konuşma diline özgü
[so ein konuşma diline özgü] Pech!
that's your hard luck! konuşma diline özgü
das ist dein Pech! konuşma diline özgü
knallhart [o. ein knallharter Typ] sein konuşma diline özgü
to be hard on sb/sth

6. hard (harmful):

to be hard on sth
to be hard on the eyes monitor

7. hard (unfortunate):

hart <härter, am härtesten>
to go hard with sb dated
jdm nur Nachteile bringen yüksek ifade tarzı
to go hard with sb dated

8. hard (extreme):

hart <härter, am härtesten>
the hard left/right esp Brit POLITIKA

9. hard (reliable):

fest <fester, am festesten>

10. hard (potent):

stark <stärker, stärkste>

11. hard (with lime):

12. hard (scrutinizing):

sich -e hali etw genau ansehen

13. hard BASKı:

Ausdruck eril <-(e)s, -dru·cke>
Kopie dişil <-, -n>
Abzug eril <-(e)s, -züge>

14. hard DILBLM:

15. hard NÜKLFIZIK:

harte Strahlung meslek dili
Hartstrahlung dişil meslek dili

ifade tarzları:

knallhart verhandeln konuşma diline özgü [o. usu küçümseyici feilschen]
hard and fast information, facts

II. hard [hɑ:d, Amerİng hɑ:rd] ZARF

1. hard (solid):

hart <härter, am härtesten>
frozen hard liquid
frozen hard clothing, plants
to set hard glue, varnish
hart werden meslek dili
to set hard glue, varnish
to set hard concrete, mortar
fest werden meslek dili
to set hard concrete, mortar

2. hard (vigorously):

to fight hard [for sth] mecazi
[um etw -i hali] hart kämpfen
sich -i hali sehr bemühen [o. konuşma diline özgü ranhalten] , etw zu tun

3. hard (severely):

schwer <schwerer, schwerste>
to be hard pressed [or pushed][or put] to do sth

4. hard (closely):

knapp <knapper, am knapp(e)sten>
hard by sb/sth
hard by sb/sth
ganz nahe von jdm/etw yüksek ifade tarzı
to follow hard [up]on [or after][or behind] sb/sth
jdm/etw knapp folgen
to follow hard [up]on [or after][or behind] sb/sth

5. hard (copiously):

6. hard mecazi (stubbornly):

ifade tarzları:

hard-ˈbit·ten SıFAT

abgebrüht konuşma diline özgü küçümseyici
hart gesotten küçümseyici
knallhart küçümseyici

hard-ˈboiled SıFAT

1. hard-boiled egg:

2. hard-boiled mecazi konuşma diline özgü (emotionless):

abgebrüht konuşma diline özgü küçümseyici
hart gesotten küçümseyici
knallhart küçümseyici

3. hard-boiled mecazi konuşma diline özgü (clever):

ausgekocht küçümseyici
durchtrieben küçümseyici

4. hard-boiled mecazi konuşma diline özgü (realistic):

hard ˈby ÖN TAKı edebi

[sehr] nahe bei +-e hali

ˈhard case ISIM

1. hard case (criminal person):

schwerer [o. konuşma diline özgü schlimmer] Fall

2. hard case Aus, NZ konuşma diline özgü:

3. hard case (social hardship):

Härtefall eril <-(e)s, -fälle>

hard ˈcash ISIM no pl

Bargeld cinssiz <-(e)s>
Bares cinssiz konuşma diline özgü

ˈhard coal ISIM

Anthrazit eril <-s, -e>

hard ˈcopy ISIM BILIŞIM

Ausdruck eril <-(e)s, -dru·cke>
Hartkopie dişil

ˈhard core ISIM

1. hard core (central part):

Kern eril <-(e)s, -e>
hard core mecazi of group

2. hard core esp Brit (for road construction):

Schotter eril <-s, ->

ˈhard court ISIM TENIS

Hartplatz eril <-es, -plätze>

hard ˈcur·ren·cy ISIM