PONS.com'u nasıl kullanmak istersin?

PONS aboneliğiniz var mı?

Reklam ile PONS

PONS.com'u her zamanki gibi reklam izlemesi ve reklamlarla ziyaret edin.

İzlemeye ilişkin bilgileri veri koruma bilgilerinde ve gizlilik ayarlarında bulabilirsin.

PONS Pur

Üçüncü şahıslar tarafından reklam olmadan

Reklam izleme olmadan

Şimdi abone ol

PONS.com için ücretsiz bir kullanıcı hesabın olduğu takdirde, buradan PONS Pur'a abone olabilirsin.

PONS sözlüğünde

Klei·ne(s) ISIM cinssiz çekimli wie sıfat

1. Kleine(s) (kleines Kind):

etwas Kleines bekommen konuşma diline özgü
to have a little one [or konuşma diline özgü bundle]

2. Kleine(s) konuşma diline özgü (liebe kleine Frau):

Kleines
Kleines
bes. Amerİng baby

I. klein <kleiner, am kleinsten> [klain] SıFAT

1. klein (von geringer Größe):

klein Schrift
sie fährt ein kleines Auto
kleiner als MATEMATIK
to chop up sth ayrılabilir
[jdm] etw klein machen [o. kleinmachen] konuşma diline özgü
to chop [or cut] up sth ayrılabilir [for sb]
to cut up sth ayrılabilir [into small pieces] [for sb]

2. klein (Kleidung):

to take in [or up] sth ayrılabilir

3. klein:

4. klein (kurz):

5. klein (kurz dauernd):

6. klein (geringe Menge, Anzahl):

7. klein (geringer Betrag):

ein kleines Gehalt

8. klein (Wechselgeld):

9. klein (geringfügig):

10. klein:

11. klein (erniedrigt):

12. klein (weniger intensiv):

to turn down sth ayrılabilir [or to turn sth lower]

13. klein MATEMATIK:

ifade tarzları:

klein, aber oho konuşma diline özgü

II. klein <kleiner, am kleinsten> [klain] ZARF

klein gedruckt [o. kleingedruckt] niteleyen
in small print yüklemli

ifade tarzları:

klein anfangen konuşma diline özgü (seine Karriere ganz unten beginnen)
klein machen çocuk dili
to do [or have] a wee[-wee] çocuk dili

Zeh <-s, -en> [tse:] ISIM eril, Ze·he <-, -n> [ˈtse:ə] ISIM dişil

1. Zeh ANATOMI:

jdm auf die Zehn treten mecazi konuşma diline özgü
to tread on sb's toes mecazi konuşma diline özgü

2. Zeh YEMEK (Knoblauchzehe):

Terz <-, -en> [tɛrts] ISIM dişil MÜZIK

La·ti·num <-s> [laˈti:nʊm] ISIM cinssiz kein çoğul

Fin·ger <-s, -> [ˈfɪŋɐ] ISIM eril

the [or one's] pinkie konuşma diline özgü
to give sb a rap [or to rap sb] across [or on] the knuckles

ifade tarzları:

[sich -e hali] etw an den [fünf [o. zehn]] Fingern abzählen können konuşma diline özgü
a five-year-old could have worked that out! konuşma diline özgü
etw in die Finger bekommen [o. kriegen] konuşma diline özgü
jdn in die Finger bekommen [o. konuşma diline özgü kriegen]
jdn in die Finger bekommen [o. konuşma diline özgü kriegen]
der elfte Finger mizahi konuşma diline özgü
one's third leg mizahi konuşma diline özgü
jdm in die Finger fallen [o. geraten] konuşma diline özgü
sich -i hali in den Finger geschnitten haben konuşma diline özgü
you have another think coming! konuşma diline özgü
einen/eine [o. zehn] an jedem Finger haben mizahi konuşma diline özgü
jdn [o. jdm] juckt [o. zuckt] es in den Fingern[, etw zu tun] konuşma diline özgü
sb is dying [or itching] to do sth konuşma diline özgü
etw mit dem kleinen Finger machen [o. im kleinen Finger haben] konuşma diline özgü
to do sth with one's eyes shut mecazi
jdm auf die Finger klopfen konuşma diline özgü
to give sb a rap across [or on] the knuckles mecazi
jdm auf die Finger klopfen konuşma diline özgü
to rap sb's knuckles mecazi
[für jdn] keinen Finger krumm machen [o. rühren] konuşma diline özgü
to not lift a finger [for sb] mecazi
lange Finger machen mizahi konuşma diline özgü
die Finger von jdm/etw lassen konuşma diline özgü
to keep away from sb/sth
sich -e hali die [o. alle] Finger nach etw -e hali lecken konuşma diline özgü
to be dying for sth konuşma diline özgü
others would kill for an opportunity like that! konuşma diline özgü
den Finger dorthin legen, wo es wehtut konuşma diline özgü
sich -e hali etw aus den Fingern saugen konuşma diline özgü
to conjure up sth ayrılabilir
überall seine Finger im Spiel [o. drin] haben konuşma diline özgü
to have a finger in every pie mecazi konuşma diline özgü
to pick up sth with two fingers mecazi
sich -e hali bei [o. an] etw -e hali die Finger verbrennen konuşma diline özgü
jdn um den [kleinen] Finger wickeln konuşma diline özgü
to write one's fingers to the bone mecazi konuşma diline özgü
sth runs through sb's fingers mecazi

Fa·kul·tas <-, Fakultäten> [faˈkʊltas, çoğul -ˈtɛtn̩] ISIM dişil yüksek ifade tarzı (Lehrbefähigung)

Fakultas [in etw -e hali]
die Fakultas für etw -i hali haben

Buch·sta·be <-n[s], -n> [ˈbu:xʃta:bə] ISIM eril

ifade tarzları:

sich -i hali auf seine vier Buchstaben setzen mizahi konuşma diline özgü

Bier <-[e]s, -e> [bi:ɐ̯] ISIM cinssiz

ein kleines/großes Bier, bitte!
ein kleines/großes Bier, bitte!
ale [or Brit a. bitter] /lager

ifade tarzları:

das ist mein/dein Bier konuşma diline özgü
das ist nicht mein/sein Bier konuşma diline özgü

klein ge·wach·sen, klein·ge·wach·sen SıFAT

PONS sözlüğünden örnekler (yazı işleri tarafından onaylanmıştır)

kleines Geld
ein kleines Kind eintüten
to put a small child away for the night konuşma diline özgü
ein kleines Gehalt
etwas Kleines bekommen konuşma diline özgü
to have a little one [or konuşma diline özgü bundle]